Birçok bilimkurgu delisi, o hikayelerin hayalle yaratilmasini bilmesine ragmen, gerçek olabilecegini artik düsünmüyor, biliyor. Zaten hayalgücünü yaratanin insan olduguna göre, söylesenize neden gerçeklik payi güçsüz olsun ki!

Gerçi hepsinin, basta Jules Verne’in, Da Vinci’den etkilenmeme ihtimalleri nedir acaba..

Star Wars, artik bilim kurgudan öte, bir efsane oldu tabi . Bilim kurgu mu, yoksa fantastik mi hala tartisilir. Müthis olan, serinin 4. filmi 1977’de, 3. filmiyse 2005’te çekilmesi oldu. 38 yilda bitebilmesine ragmen, hiçbirimiz kizamadik Lucas’a. Efsane yaratana kizilir mi hiç!

Star Trek’le büyüyen bir neslin, o atilgana binip, ne is olursa yaparim abi demesi ilginç olmazdi. Uhura, Mr Sulu.. Düsünsenize Captain Kirk, size emir veriyor “Tam yol ileri!” diye..

Yeni nesil kurgulardan, Termitör serisiyle beraber, devami olan Animatrix ve Matrix serisi, korku verici olsalarda, onlara yol gösteren Asimov’un kitaplarindaki 3 Robot Yasasi ve Dark City filminden Matrix’in sahne açisindan bile özendigi gözden kaçmasa bile, gise rekorlari kirmak bir yana, toplumlari etkileyen yapimlardandi.

Nerde nasil basladiysa baslasin, bulasici ve ne mutlu ki tedavisi mümkün olmayan bir hastaliktir bilimkurgu.

Son söz mü.. Haha!
Hey Scotty, isinla bizi!

-Yoda-

 







Dokuz Eylül Üniversitesi
Fantazi ve Bilim Kurgu Toplulugu
2007
Tasarim & Programlama: [omer-o]